Yeşil bitkilerin tamamında selüloz yapılı hücre duvarı bulunur ve birçoğu enerjilerini kloroplastlarını kullanarak fotosentez yoluyla güneş ışığından elde eder. Kloroplastlar, endosimbiyoz yoluyla siyanobakterilerin atasal bitki hücrelerine katılmasıyla evrimleşmiş organellerdir. Kloroplastlar içinde klorofil a ve klorofil b isimli yapılar bulunur - ki bunlar, bitkilere yeşil rengini veren kimyasallardır. Bazı bitkiler ikincil parazitik veya mikotrofik olabilirler. Bu tür bitkiler normal miktarda klorofile sahip değildir ve yeterince fotosentez yapamazlar. Bitkiler, "nesil değişimi" adı verilen eşeyli üreme yöntemiyle ürerler; ancak bitkilerde eşeysiz üreme de yaygındır.
Yeşil bitkiler, gezegenimizdeki oksijenin büyük bir kısmını sağlarlar ve Dünya'daki ekosistemlerin çoğunun temelinde yer alırlar.
Bitkiler yüksek çeşitliliğe sahip canlılardır. Bunu pencereden kafanızı dışarıya çıkarıp hızlı bir bakış atmanız ile rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bitkiler genel olarak gerçek çekirdekleri olan çok hücreli canlılardır. Bitkilerin büyük bir çoğunluğu fotosentez yapabildiği için fotoototrof beslenmektedir; yani kendi besinini üreten süreçler ışığa bağımlı gerçekleşir. Bunlarla birlikte yaprak, gövde, kök ve çiçekleri olan üretici canlılar şeklinde tanımlanır. Bu tanımlama bütün bitki türleri için doğru bir tanım olmasa da çoğu bitki türünü kapsar. Çünkü yaprakları olmayan, fotosentez yapamayan dolayısıyla parazit olarak diğer bitkiler üzerinde yaşayan, çiçekleri olmayan (veya çiçek yerine kozalak taşıyan) bitki türleri de mevcuttur.
Bitkiler tıpkı diğer birçok canlı gibi çeşitli ortamlara adapte olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Karasal ortamda yaşayan bitkiler kökleri ile toprağa tutunurlar. Toprak altında bulunan organ sistemi kök sistemi olarak adlandırılırken, toprak üstünde bulunan çiçek, yaprak, dal, gövde gibi kısımların bulunduğu organ sistemine ise sürgün sistemi adı verilmektedir. İletim demetine sahip bitkilerin neredeyse tamamı bu iki sisteme bağımlı yaşamaktadırlar. Aktarıldığından çok daha detaylı bilgiler barındıran bu yapıları yazımız içerisinde tek tek incelemeye çalıştık.
Bitki Histolojisi (Bitkisel Dokular)
Bitkisel dokular, birbirinden farklı onlarca belki de yüzlerce görevi yerine getirmek amacıyla farklılaşmış hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşurlar. Bitkisel dokular görevlerine göre 4 grupta inceleyebiliriz.
Meristem Doku (Bölünür veya Sürgen Doku)
Bitkiler tüm yaşamları boyunca büyürler ve bu sınırsız büyüme olarak adlandırılır. Yine de bazı bitki organları (çiçek, yaprak) sınırlı büyüme tipi gösterebilir. Bitkilerin sınırsız büyümesini sağlayan sistemler meristemlerdir. Meristemlerin sağladığı bu özellik bitkileri hayvanlardan ayırır. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının uç kısımlarındaki büyüme noktalarında bulunan, belli bir görevi yapmak için farklılaşmamış ve bölünme özelliğine sahip embriyonik hücrelere meristem doku adı verilmektedir.
Meristem hücrelerinin bölünmesiyle bitkinin boyunda ve çapında artış meydana gelir. Daha sonra meristem doku hücrelerinin bazıları farklılaşarak yeni görevler edinir ve farklı doku ve organlara katılırlar. Dolayısıyla meristem hücreleri farklılaşarak sürekli doku hücreleri halini alırlar. Farklılaşmayanlar ise daha fazla hücre üreterek inisiyaller (kök hücre) olarak isimlendirilir.evrimağacıorg