ABD Başkanı Donald Trump'ın perşembe günü dünyanın dört bir yanından ithal edilen mallara yönelik gümrük vergilerinde büyük artışları açıklamasının ardından hangi ülkelerin nasıl etkileneceği ve bu değişikliklerin tüketicinin gündelik hayatına nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.

Trump, tüm ülkelerden yapılan ithalata yüzde 10 asgari vergi ve ABD ile ticaret fazlası veren onlarca ülkeye daha yüksek gümrük vergisi uygulanacağını açıklamıştı. Beyaz Saray'da yaptığı konuşmada, ABD'nin Çin'den yapılan ithalattan yüzde 34, Avrupa Birliği'nden yapılan ithalattan yüzde 20 ve Tayvan'dan yapılan ithalattan yüzde 32 vergi alacağını gösteren bir tablo sergilemişti.

Vergi uygulanacağı bildirilen ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Buna göre 5 Nisan'dan itibaren ABD, Türkiye'ye de yüzde 10 asgari gümrük vergisi uygulayacak.

ABD Başkanı ayrıca, yurtdışında üretilen tüm otomobillere uygulanacak yeni bir "yüzde 25 Amerikan gümrük vergisinin" başlatıldığını da yeniden teyit etti. Bu tarife saatle gece yarısı yürürlüğe girmiş oldu.

Trump bu vergiler aracılığıyla yerli şirketleri yeni vergileri ödemekten kaçınmak için ürünlerini ABD'de üretmeye teşvik etmek istiyor.

ABD, 2024'te ihraç ettiğinden 1,2 trilyon dolar daha fazla mal ithal etti ve Trump'ın bu hamlesiyle rekor düzeydeki dış ticaret açığını azaltmayı hedefliyor.

'İlk etkiyi ABD'liler hissedecek'

Oxford Üniversitesi'nden ekonomist Clarissa Hahn, BBC'ye yaptığı açıklamada, ilk etkiyi ABD'li tüketicilerin hissedeceğini ve bunun muhtemelen fiyat artışları şeklinde yansıyacağını ifade etti.

Zira Amerikan firmaları, muhtemelen ekstra maliyetleri müşterilerine yansıtacak.

Moody's firmasının baş ekonomisti Mark Zandi de USA TODAY'e yaptığı açıklamada, ABD'deki düşük ve orta gelirliler için maliyetlerin artacağını, yüksek gelirli kesimin de borsa dalgalanmaları nedeniyle servet kaybedebileceğini belirtti.

"Nihayetinde bir resesyona varıp varmayacağımızı bilmiyorum ancak çok yaklaşacağız."

'Serbest ticaret düzeni yok olabilir'

Bazı uzmanlara göre yeni tarifeler, COVID-19 salgını sonrası enflasyon artışı nedeniyle henüz toparlanamayan ve rekor düzeyde borç yükü altında ezilen dünya ekonomisinin canlılığını daha da azaltabilir.

Nomura Araştırma Enstitüsü'nün yönetici ekonomisti Takahide Kiuchi, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Trump'ın gümrük vergileri, ABD'nin II. Dünya Savaşı'ndan bu yana öncülük ettiği küresel serbest ticaret düzenini yok etme riski taşıyor," dedi.

Euronews Türkçe'ye konuşan Ekonomist Mustafa Sönmez ise bu hamlenin ülkelerin içe kapanması anlamına geldiğini ve dünya sermayesinin buna uygun olmadığını belirtti.

"Bundan 40 yıl önce, dünyada sermaye birikimi o kadar büyüdü ki Asya'ya taşımak zorunda kaldılar. Şimdi Trump, bugün bu birikmiş sermayeyi içe kapatmaya çalışıyor," diyen Sönmez, bugünkü sermaye düzeyinin kapanmayı değil, açılmayı gerektirdiğini vurguladı.

"Önceki paradigma bir gecede tarife açıklayarak değiştirilemez. 40 yıldır Asya'dan gelen üretimi gümrük vergileriyle değiştirmek mümkün değil. Bu adım ABD'yi karıştırır. ABD'lilerin eskiden ucuza aldıkları mallar şimdi pahalanacak. Ciddi bir enflasyon yaratacak."

Üretimi Asya'da yapan teknoloji şirketlerine ve Musk'a ne olacak?

Trump'ın yakın müttefiki olması ve özellikle sahibi olduğu X platformunda son dönemde yönetimin siyasi hamlelerini ateşli şekilde savunmasıyla tanınan teknoloji milyarderi Elon Musk'ın yeni gümrük vergileriyle ilgili 12 saatten fazla süredir tek bir paylaşım yapmaması da dikkat çekti.

ABD ve dünya yeni gümrük vergileriyle çalkalanırken, Musk nöroteknoloji şirketi Neuralink, uzay şirketi SpaceX ve başında olduğu Hükümet Verimlilik Departmanı'nın (DOGE) faaliyetleriyle meşgul oldu.

Ancak yeni gümrük vergilerinin üretiminin önemli bir kısmını Asya'da ve ABD dışında gerçekleştiren teknoloji firmalarını nasıl etkileyeceği merak konusu.

Nitekim Musk'ın elektrikli otomotiv firması Tesla'nın küresel elektrikli araç (EV) üretiminin yaklaşık yüzde 51'i, Şanghay'daki fabrikasından geliyor. Bu tesis, 2023'te 947.000 araç teslim etmişti. Tesla, Şanghay tesisine ek olarak, Mart 2022'de Model Y'nin üretimine başlayan Almanya'daki Gigafactory Berlin-Brandenburg'u da işletiyor. Bu Avrupa tesisinin yıllık üretim kapasitesi de 350.000 aracı aşıyor. Firma ayrıca Meksika'da da devasa bir fabrika kurma hazırlığında.

Yine de Tesla, bu süreçten rakiplerine göre avantajlı çıkabilir. Zira şirketin birincil üretim tesisleri Kaliforniya ve Teksas'ta bulunuyor. Bu da Tesla'yı ithal araçlara ve bileşenlere güvenen rakiplerine kıyasla avantajlı bir konuma getiriyor.

Benzer şekilde Apple da Nisan 2024'e kadar Hindistan'da 14 milyar dolar değerinde iPhone üretti ve tahminlere göre 2028'e kadar iPhone'ların yüzde 25'ini orada üretmeyi planlıyor. Teknoloji firması, iPad ve MacBook üretimi de kısmen Vietnam'a taşımış durumda.

Teknoloji endüstrisinin yeni vergilerden nasıl etkileneceğiyle ilgili değerlendirmelerini Euronews Türkçe ile paylaşan Sönmez, "Trump bu vergileri getirirken sektörün ne kadarına danıştı? Bilmiyoruz. Asya'da üretilen telefon artık ABD'de pahalıya satılacak. Sektörler fabrikalarını ABD'ye taşıyacak mı? Taşırsa aynı koşullar altında çalışacak yeterli işgücünü bulacak mı?" ifadelerini kullandı.

Yeni vergilerin Tesla ve Apple gibi şirketler için zarara işaret ettiğini vurgulayan Sönmez, "Kaçı taşınmayı kabul edecek? Kaçı Asya'daki fabrikalarını söküp ABD'ye getirecek?" sorularını da yöneltti.

Trump ayrıca, ABD-Çin gerginliği nedeniyle teknoloji şirketlerinin üretimini kaydırmaya başladığı Hindistan ve Vietnam'a da dolgun vergiler öngörüyor. Buna göre Vietnam'a yüzde 46, Hindistan'a ise yüzde 26 gümrük vergisi getirilecek.

'En büyük suçlular'

Trump, Hindistan ve Vietnam'ın da aralarında yer aldığı, yetkililerce "en büyük suçlular" diye nitelenen ülkelere çok daha yüksek vergiler uygulamayı öngörüyor. Bu vergiler de 9 Nisan'da yürürlüğe girecek.

Trump yönetiminin yetkilileri, bu ülkelerin ABD mallarına daha yüksek gümrük vergileri uyguladığını, ABD ticaretine "gümrük vergisi dışı" engeller koyduğunu veya başka şekillerde Amerikan hedeflerini baltalayacak şekilde hareket ettiğini iddia ediyor.

Bu ülkeler de şu şekilde sıralandı:

  1. Avrupa Birliği: yüzde 20
  2. Çin: yüzde 54 (daha önceki tarifeler dahil)
  3. Vietnam: yüzde 46
  4. Tayland: yüzde 36
  5. Japonya: yüzde 24
  6. Kamboçya: yüzde 49
  7. Güney Afrika: yüzde 30
  8. Tayvan: yüzde 32

ABD'nin ticaret açığına en fazla katkıda bulunan ve en büyük gümrük vergilerinin uygulandığı yüzde 15'lik kesimin yeni tarifelerden en fazla etkilenecek kesim olduğu düşünülüyor.

Fox Business'a konuşan Hazine Bakanı Scott Bessent, "'Kirli 15' diye adlandırdığımız bir şey var," dedi.

"Bunlar, ülkelerin yüzde 15'i. Ancak ticaret hacmimizin çok büyük bir kısmına denk geliyorlar."

Beyaz Saray "Kirli 15" diye nitelenen ülke listesini yayınlamadı. Ancak Wall Street Journal'a göre ABD ile en büyük ticaret açığı veren ülkeler Çin, AB, Meksika, Vietnam, Tayvan, Japonya, Güney Kore, Kanada, Hindistan, Tayland, İsviçre, Malezya, Endonezya, Kamboçya ve Güney Afrika.

Türkiye gibi ülkelerde fiyatlar düşebilir

Öte yandan yüzde 10'dan Kamboçya'ya uygulanan yüzde 54'e kadar uzanan tarife yelpazesi, ulusal ekonomiler üzerindeki etkinin büyük ölçüde farklılaşacağını da düşündürüyor.

Bazı analistlere göre, Türkiye ve İngiltere de dahil olmak üzere birçok ülkede bu etki, ilk başta fiyatların düşmesine neden olabilir.

İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarını belirleyen para politikası komitesinin üyesi Swati Dhingra, normalde mallarını ABD'ye gönderen firmaların, bu tür yüksek gümrük vergileri uygulamayan ülkelere gönderebileceğini ve bu durumun İngiltere gibi ülkelerde daha ucuz mal akışına yol açabileceğini savundu.

BBC'ye konuşan Dhingra, "Önerilen büyüklükteki vergilerin, ABD'ye ihracat yapan firmaları, ürünlerine yönelik talebi korumak için fiyatlarını düşürmeye yöneltmesi muhtemel," dedi.

Çin malları Türkiye'ye mi akacak?

Ayrıca bazı uzmanlar, Türkiye'de de özellikle Çin mallarının yoğunlaşacağı düşüncesinde. Zira daha geniş çaplı bir ticaret savaşı yaşanırsa, bu durum Çin gibi üreticiler için daha da büyük sonuçlar doğurabilir.

Bu da Çin'in zayıf iç tüketim karşısında yeni pazarlar aramak zorunda kalabileceği anlamına geliyor. Ancak bu durumun uzun vadeli sonuçları arasında diğer ülkelerdeki yerel sanayilerin zarar görmesi ve ihracatta rekabetin artması ihtimali de var.

Euronews Türkçe'ye konuşan Sönmez, "Bütün bunlar Çin'in nasıl konum alacağına bağlı. Çin Amerikan pazarından kaybettiğini telafi etmek için ne yapacak? Örneğin, sesli düşünecek olursak, Türkiye'ye yönelik ihracatında dumping yapabilir," dedi.

"Örneğin Çin araç satışında dumping yaparsa Türkiye'de içerideki üretim ne olacak?"

Altın fiyatları için yeni hedef! İslam Memiş 'Sürpriz değil' diyerek rakam verdi Altın fiyatları için yeni hedef! İslam Memiş 'Sürpriz değil' diyerek rakam verdi

Bir malın normal değerinden (ihracatçı veya menşe ülkedeki iç piyasa satış fiyatından) daha düşük bir fiyatla ihraç edilmesine damping deniyor. Diğer bir deyişle bu süreç Çin mallarının bazı ülkelerde çok daha ucuza satışıyla sonuçlanabilir.

Yüzde 10 ile daha düşük vergi Türkiye için avantaj mı?

Sönmez ayrıca, Türkiye'ye uygulanacak yüzde 10'luk verginin Asya ve bazı Avrupa ülkelerine getirilen oranlara kıyasla ilk bakışta avantajlı gibi görünebileceğini ama bunun doğru olmadığını vurguladı.

Sönmez, "Bazıları Türkiye'nin yüzde 10 ile avantajlı olduğunu düşünüyor ama doğru değil. Daha birçok ülkeye bu oran uygulandı. Ayrıca Türkiye'de ihracat sektörü güçlü değil," diye ekledi.

"İhracatımız kötüleşmiş durumda. Yüzde 10 ile daha düşük bir tarife açıklanmasına sevinecek bir ihracat sektörümüz yok. Bundan bir nimet beklememek gerekiyor."

Yeni tarifelere göre ABD'nin Türkiye'nin yanı sıra yüzde 10 oranında vergi açıkladığı ülkeler şu şekilde:

  1. İngiltere
  2. Singapur
  3. Brezilya
  4. Avustralya
  5. Yeni Zelanda
  6. Türkiye
  7. Kolombiya
  8. Arjantin
  9. El Salvador
  10. Birleşik Arap Emirlikleri
  11. Suudi Arabistan

'Türkiye'nin AB'yi takip etmesi gerekecek'

​Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmi, 2023'te önemli bir seviyeye ulaşmıştı. Türkiye, ABD'ye 14,9 milyar dolar değerinde mal ihraç ederken, ABD'den 15,8 milyar dolar değerinde mal ithal etmişti. Bu rakamlarla ABD, Türkiye'nin en büyük dördüncü ticaret ortağı konumuna gelmişti.

Ancak yine de ABD, Türkiye'nin en büyük ihracat ortağı değil.

Sönmez, "Yüzde 10 avantaj gibi görünebilir ama çok şeyi değiştirmez. Çünkü ticari açıdan Avrupa Birliği'ne (AB) yakınız. Türkiye dış ekonomik ilişkileri AB ile götürüyor," diye konuştu.

AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 41,3'ü ve ithalatının yüzde 31,5'i AB'den geliyor.

İmamoğlu'nun tutuklanması, AB ile ilişkileri nasıl şekillendirecek?

Öte yandan Sönmez, "Bu süreçte AB ile birlikte davranmaya çalışabilir. Ancak bu da AB normlarına uymayı gerektirir. Son dönemde yaşananlar ise AB'nin normlarıyla uyumlu değil," dedi.

İktisatçı, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu'nun, Türkiye ile yapılması planlanan ortak toplantıları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta tutuklanmasının ardından yaşanan gelişmeler sonucu iptal ettiğini hatırlattı.

Avrupa Parlamentosu (AP), Fransa’nın Strasbourg kentinde 1 Nisan'da "Türkiye’deki Demokratik Baskılar ve Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanması" konulu bir genel kurul oturumu düzenlemişti. Oturumda konuşan Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Antalya Diplomasi Forumu’na katılımını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yapacağı görüşmeyi iptal ettiğini açıklamıştı.

Sönmez bu noktada, "AB'nin Türkiye'ye ticari olarak değil, askeri olarak ihtiyacı var. Türkiye'nin ise ticari ihtiyacı var," değerlendirmesinde bulundu. 

Türkiye’nin NATO üyeliği ve jeopolitik önemine dikkati çeken Kos da AB’nin Türkiye ile ilişkilerini kesmesinin kimseye fayda sağlamayacağını söylemiş, iş birliğinin devamının önemine değinmişti.Euronews